FESTİVALE GELEN GRUPLAR MABBAS RÖPORTAJI RADAR LIVE GÜNLÜĞÜ
<$BlogDCuma, Eylül 07, 2007 <$BlogI
Bir şehir düşünün; sanayi devriminin ilk şehirlerinden olup, yağmuru hiçbir zaman kesilmeyen; bir şehir düşünün; kozmopolit yapısıyla her telden insanı bünyesine toplayıp, futboldan modaya varana kadar değişik dallarda adından söz ettirsin; ve bir şehir düşünün müzik diyince akıllara ilk önce o isim gelsin: Manchester.

Manchester İngiltere’nin kuzeyinde bulunan; tüm şehri kaplayan fabrikalarla sanayi devriminin öncüsü olmuş; zamanında hızlı bir gelişim ve değişim süreci yaşamış olan garip bir şehir. İşçi sınıfının ezici çoğunluğu oluşturduğu kitle ise nedendir bilinmez kendini müziğe vermiş ve çıkan grup sayısı ve geldikleri popülarite bakımından dünyada adından en çok söz ettiren şehir olmuştur.

Öncesi: Manchester’da müzikal açıdan bakıldığında esas patlamanın yaşandığı 80’lerin ortaları -ki daha sonra Madchester adını alacaktır bu oluşum- yazımızın esas konusu olup; bu patlamanın öncesinde genel olarak İngiltere’de mevcut bulunan müzikal gelişimden bahsedelim. 1976’da punk müziğin kimlerine göre Amerika’dan önce kimilerine göre ise sonra ortaya çıkmasıyla; bu müzik türü geniş kitleleri peşinden sürüklemiş idi. Mclaren’ in dükkanından dünyaya yayılan bu üç özellikli oluşum; o dönemi ve sonrasını müzik, moda ve siyasi açıdan etkilemişti. Yırtık ve perişan görünümlü, çengelli iğnelerle tutturulmuş giysiler, günümüzde de hala punk tarzı saç stili diye adlandırılan saç stilleri moda olmuş; Sex Pistols’ ın da bir şarkısına ismini verdiği gibi Birleşik Krallık’ ta anarşi söylemi dile getirilmiş ve İngiltere hiç olmadığı kadar siyasal açıdan aktif ve isyankar duruma gelmişti. Punk oluşumunun müzik tarafında ise 3 akorla kotarılan, hızlı çalınan ve nasıl çalındığından çok sadece çalıyor olmanın önemli olduğu müzikal yapıda işler yapılmaktaydı. Sözler açısından ise cinsellik ve yukarıda da dediğim gibi isyankarlık dozu yüksek politik sözler seslendirilmekteydi gruplarda. Kısaca dönemin felsefesi hiçlik üzerine kurulmuştu ve DIY felsefesi benimsenmişti. O dönemin en popüler grupları ise şüphesiz Sex Pistols, The Clash idi. Sex Pistols’ ın 1976 yılında Mancester’ da verdiği konser ise şehirdeki müzikal akımın doğuşuna önayak olmuştur.

Gruplar: 1978’ in sonlarında punk müzik yerini post-punka bırakmıştı; yine aynı felsefe çerçevesinde ama punk müziğe göre daha oturmuş, daha bir donanımlı haliyle. Post- punk müziğin ise en önemli grupları esas konumuz olan Manchester’ dan.

Joy Division; Ian Curtis’ in solistliğini yaptığı, adını nazi kamplarında fahişelerin kaldıkları yerlerden alan ve Manchester’ ın bu kadar popüler bir şehir olmasının temellerini atan çok önemli bir grup. “Love Will Tear Us Apart” şarkısı, henüz albüm kaydından önce konserlerde çalınarak popüler olmuş bir şarkı olup; sizin de bildiğinizi gibi cover’ lamayan grubun neredeyse kalmadığı bir kayıttır. Ian Curtisi’ in 1980’ deki intiharına kadar grup; “Unknown Pleasures” ve “Closer” adında iki muhteşem albüm kaydetmiş ve şarkıların depresifliği grubun sevenlerinin sayısını arttırmıştır.

The Fall; ise yine aynı dönemin meyvelerinden biridir. 1977 yılında Manchester’da Mark E. Smith’ in önderliğinde kurulup halen daha yaşamına devam eden grup; sayısız albüme imza atmıştır. Diskografilerindeki otuzdan fazla kayıt arasında 1985 tarihli "This Nation's Saving Grace" bir başyapıt olarak kabul görür.

The Smiths; The Fall ve Joy Division’ ın post punk yaptığı dönemin Manchester’ ında pop-rock müzik yapan ve 1982’ de kurulan ve bildiğimiz gibi genç kızların en gözde gruplarından biri olmuştur. 1987’ de grup dağılana kadar; “The Smiths”, “Meat Is Murder”, “The Queen Is Dead” ve grubun solisti Morrissey’ in en önemli albümleri olduğunu söylediği “Strangeways, Here We Come” albümlerini kaydetmiş; neşeli müzik yapmak üzere eline enstrümanları alıp depresif tarafa kaymışlardır. Söz yazarı Morrissey’ e; onları besteleyen; grubun gitaristi Johnny Marr’ ın da eşlik etmesiyle ve bunun kattığı başarı, grubun halen daha en önemli gruplardan biri konumuna sokmaktadır.

New Order; Ian Curtis’ in ölümüyle dağılan grup Joy Division’ ın kalan elemanları tarafından 1980 yılında kurulan grup; daha önce yaptıkları müzik tarzını da değiştirerek elektronik sularında yüzmeye başlayıp new wave türünde albümler çıkartmışlardır. Bünyelerinde Joy Division’ dan kalan karanlık tarafı her daim korumuş, ona yakın albüm çıkartmış New Order; geçtiğimiz hafta ayrılma kararı aldı.

Happy Mondays; Manchester’ ın Madchester olarak telafuz edilip, şehre özel bir souund’un oluşmasında The Stones Roses ile birlikte en önemli gruplardan biridir. Shaun Ryder’ in uyuşturucuyla yüklediği bünyesiyle şehir yaşamını izleyip, üzerine sür real şarkı sözleri yazması ve grubun rock müzikle, dans ve rave müziği harmanlamasıyla ortaya çıkardığı tür grubu dönemin müzikal ortamında önemli konuma getirmişti. 1985’ te kurulan grubun en önemli kaydı hiç şüphesiz “Pills 'n' Thrills and Bellyaches” albümüdür. Hepimizin 24 saat parti insanı olmasını sağlayan ve pazartesileri işimize mutlu gitmemizi sağlayan gruptur Happy Mondays.

The Stones Roses; Happy Mondays rock ile disco müziği aynı potada erittiyse, The Stone Roses da 60’ ların pop müziğiyle dans müziği harmanlamıştır. Müzik tarihinde tek albümle işi bitiren ender gruplardan The Stones Roses’ ın vokalistliğini, hepimizin dünyanın en cool adamlarından biri olduğuna emin olduğumuz ve geçtiğimizi senelerde canlı izleme şansına sahip olduğumuz Ian Brown’ dı. 1989’ da çıkardıkları grupla aynı adlı albümün devamı 1994’ te “Second Coming” ile gelememiş ve grup içi sürtüşmeler sonucu dağılmışlardı.

James; aslında çıktığı ilk dönemlerde The Smiths’ in varisi, ya da daha doğru bir tabirli “İkinci The Smiths” olarak adlandırılmıştı dönemin İngiltere’ sinde. Onlar da The Smiths gibi 1982 yılında Manchester’ da kurulmuşlardı. 1993 yılı ise James için iyi gelişmelerin olduğu bir yıldır, zira Brian Eno’yu prodüktör koltuğuna oturtup olayı o noktada garantilemişlerdir. Albümle aynı adlı şarkı “Laid” hala James’ in en mühim şarkılarında biridir. 2001 yılında dağılan grup bu yılın başında tekrar toparlanmışlardı.

Inspiral Carpets; Happy Mondays ve The Stones Roses’ ın ardından 80’ lerin sonları ve 90’ ların başlarında Madchester soundunu en iyi şekilde yansıtan üçüncü grup olmuştur. 1986’ da kurulan grup, dağıldıkları yıl olan 1994’ e kadar, aralarında en mühim albümlerden olan “Life” ın da bulunduğu dört albüm kaydetmiştir.

The Charlatans; daha gerçek ifadeyle The Charlatans UK, Amerika’ da aynı isimle kurulan grubun açtığı davayı kaydetmiş ve UK ekini eklemişti ismine. 1989’ da kurulan ve müzikal açıdan The Stone Roses’ ın country hali gibi görünen grup onun üzerinde albüm çıkartmış ve yaşamına hala devam eden bir grup. 1997 tarihli “Tellin’ Stories” albümü en önemli albümü, mızıka ise en vurucu enstrümanları olmuştur.

Mekan; Manchester’ ın en meşhur mekanı hiç şüphesiz dönemin önemli müzik insanı Tony Wilson’ ın gece kulübü Hacienda’ dır ve adı her daim Madchester sounduyla birlikte anılır. Ortamın yeni yeni hareketlenmeye başladığı dönemde 1982’ de açılan kulüp, sayısız gruba konser mekanı olmuştur. 90’ ların sonlarında uyuşturucuya yenik düşen Hacienda kapılarını bir süre kapatmak zorunda kalmıştır.

Tony Wilson; Manchester’ ın en nevi şahsına münhasır müzik adamıdır. Joy Division’ ı, New Order’ ı, Happy Mondays’ i ve kendi açtığı klüp Hacienda’ yı İngiliz popüler kültürünün bir parçası haline getirmiş, Michael Winterbottom’ ın çektiği 24 Hour Party People filmiyle hayatını bizlere sunmuştur.

Factory Records; adıyla Andy Warhol’ a ve şehrin endüstriyel geçmişine gönderme yapan, Tony Wilson’ ın plak şirketidir. Happy Mondays, Joy Division, New Order gibi grupların plak şirketi olan Factory Records; gruplarla hiçbir zaman yazılı anlaşma yapmamıştır ve onlara her zaman çekip gitme özgürlüğünü vermiştir.

Madchester; yukarıda da bir çok kez belirttiğim gibi, Manchester' dan cikan ve İngiltere' nin daha önce hiç görmediği bu müzik akımına ithafen Happy Mondays solisti Shaun Ryder’ ın "This Is Madchester" diyerek noktayı koymuştur ve bildiğim kadarıyla Madchester lafı da böylece doğmuştur. Tony Wilson’ ın da dediği gibi burası beyaz adamın dans etmeye başladığı ve rave kültürünün doğduğu yerdir; Madchestar’ a hoş geldiniz.

Günümüz‘ de ise Manchester hala müzik bakımından popülerliğini korumakta ve 80’ lerde ve 90’ ların ortalarına kadar kurulan, yukarıda bahsettiğim grupların izinden giderek bizlere müziğin en güzel halini sunmaktalar. Kimler yok ki; The Stone Roses’ ın varisleri ve İngiltere’ nin en popüler gruplarından Oasis; üç güzel albüm çıkartmış Doves, depresif ve farklı müzik yapan ve geçtiğimiz aylarda arka arkaya izlediğimiz Elbow ve onların kankileri I Am Kloot; rock çizgisinin dışında kurulmuş olan dans grubu The Chemical Brothers ve elektronikanın ikilisi Lamb.

Bir şehir düşünün müzik denince akla ilk orası gelsin; bir şehir düşünün bir döneme damgasını vurmuş gruplarıyla hala adından söz ettirsin; bir şehir düşünün güneş göremeyen insanları kendilerini müzik yaparak mutlu etsin; Manchester’ a hoşgeldiniz.


Esen kalın.
Pedro
"MANCHESTER"© 2007 'Alternation' All Rights Reserved

Comments: Yorum GönderogI

Links to this post:

This page is powered by Blogger. Isn't yours?